W3vina.COM Free Wordpress Themes Joomla Templates Best Wordpress Themes Premium Wordpress Themes Top Best Wordpress Themes 2012
Ana Sayfa » Güncel, Haberler, Medya » IŞİD nasıl bu konuma geldi

IŞİD nasıl bu konuma geldi

Bana değmeyen yılan bin yaşasın dersen, hele hele o yılanı beslersen, bir gün dönüp seni de ısırır. Türkiye’nin El-Nusra ve IŞİD’e silah, para ve lojistik desteği sağladığı aylar öncesinden konuşulup duruyordu. Şimdi Irak’ın Musul kentini işgal edip, konsolosluğun bütün personelini ve şoförlerimizi rehin alınca bütün yönleriyle gündeme oturdu. Ne garip, Türkiye’de bir durum bütün çıplaklığıyla ortaya çıkmadan önce ne görülüyor ne de gereği gibi konuşuluyor. Dini kendine kalkan yapan bu terör örgütü başka isimlerle de olsa, 2004 yılından beri biliniyordu, şimdi vahşi yüzü biraz daha belirginleşince yeni bir şey keşfetmişçesine üstünde teoriler üretiliyor.

 

 

TÜRKİYE’NİN DAHLİ

 

Peki, bu IŞİD neden geldi, nasıl oldu da birdenbire Irak’ı sarsacak bir işgal hareketine girişti. Bir kere burada çuvaldızı başkasına batırmadan iğneyi kendimize batırarak işe başlayalım. IŞİD’in bu hâle gelmesinde AKP iktidarının günahı çok. IŞİD’i Rojava’da Kürt halkına ve Esad yönetimine karşı kullandı. Üstüne gitmedi, Türkiye’deki yolarını geçişlerini kesmedi, maddi kaynaklarını kurutmadı, banka hesaplarına el koymadı. Hatta bunların ötesinde silah mühimmat desteği sağladığı iddiaları her zaman gündeme geldi, ne bir cevap verildi, ne de gereği yapıldı. Şimdi beslenen yılan dönüp besleyeni ısırınca “eyvah biz ne yaptık” deniyor. Türkiye konsolosluk personelini kurtarma konusunda pek atak ve hevesli davranmıyor. Bunun bir sebebinin de geçmişten beri AKP iktidarı ile IŞİD arasında kurulan bağın asılsız olduğu algısının yaratılması isteği olabilir mi? Bu ihtimal de yabana atılacak bir ihtimal değil.

 

 

EN TEHLİKELİ OYUN: MEZHEP ÇATIŞMASI

 

IŞİD’in Musul ve Tikrit’e Şii halkı sürdüğü, Sünnileri serbest bırakırken Şii askerleri kuşuna dizdiği gelen haberler arasında. Bu durum aynı zamanda Irak’ın içine sürüklendiği, giderek Ortadoğu’yu kaplayacak mezhep çatışmasının boyutlarını ve tehlikesini göstermesi bakımından da önemli. Bu mezhep cepheleşmesi ve çatışmasında birinin diğerini alt etmesi için her araç mubah sayılacak, her yol kullanılacak gibi görünüyor. Demokrasi ile yönetildiğini iddia eden ülkelerin bu gidişe dur demesi gerekir, aksi takdirde bu ateş onları da yakabilir.

 

 

SADDAM SONRASI BOŞLUĞU DOLDURMAYA ÇALIŞIYOR

 

Peki, bir terör örgütünün bir ülkenin önemli bir petrol kentini bu kadar kolay ele geçirmesi ve ardından Tikrit’i alıp Bağdat’a yürümesi nasıl mümkün olabilir? Bir kere bu IŞİD’in gücünden ziyade, Saddam sonrası politikaların ayrıştırdığı Sünni Şii kamplaşmasının bir sonucu. IŞİD’in bu kadar kolay ilerlemesi Irak’ın orta bölgesinde yaşayan Sünni Arap halkla ilgili bir durum. Şii Maliki Irak’ı iyi yönetemeyince; özellikle Irak’ın orta bölgelerindeki Sünni kentlerini orada yaşayan aşiretleri hem ihmal etti, hem de onlara mezhepçi yaklaşarak karşısına aldı. Hâl böyle olunca Saddam’dan arta kalan askerler başta olmak üzere bu durumdan rahatsız olanlar el altından örgütlendi. IŞİD hem halkın bu rahatsızlığını kullandı, hem de Saddam’dan geriye kalmış gayri memnun askerleri. İşte Suriye’de Rakka kenti dışında hiçbir yerde tutunamayan IŞİD tam bu noktada Musul’daki Sünni halkın zımni onayı, Saddam’ın askerlerinin de desteği ile oluşan boşluğu kolayca doldurdu. Musul’da ve Tikrit’te Sünni Arap halka dayanarak, kendi mahkemelerini kuruyor, şeriat çağrısı ve uygulaması yapıyor. Saddam’ın memleketi Tikrit’i ele geçirmesi, Selahaddin’e ve Bağdat’a yönelmesi de gene oradaki Sünni Arap ahalinin desteğiyle oluşan bir durum. Halkın bir bölümünün onayı ve desteği olmadan bu kadar kısa sürede milyonluk kentleri ele geçiremez.

 

 

ORTADOĞU NİZAMI ENERJİ KAYNAKLARINDAN GEÇER

 

Bu işgal ve yönelimlerin iki sonucu olabilir. Birincisi başta Amerika olmak üzere müttefik bölge ülkelerinin IŞİD’in petrol kentlerine yaptığı bu işgal hareketini önce durdurmak, sonra da püskürtmek ve temizlemektir. ABD’de daha şimdiden Cumhuriyetçiler Obama’ya karşı, “Bush Irak’ı işgal ederek istikrarlı hâle getirdi, Obama ise Amerika’nın askerî gücüne ve çıkarlarına son vererek ülkeyi belirsizliğe terk etti” diyerek kazan kaldırmış durumda. ABD’nin 25 milyar dolar harcayarak oluşturduğu Irak ordusu fos çıktı. Bu boşluğu ABD ve onun müttefikleri tekrar petrolün yüzü suyu hürmetine doldurabilir. Ya da Irak resmen üçe bölünmüş olacak. Kuzeyde Kürdistan yönetimi, güneyde Şiilerin bölgesi, ortada ise Sünni Arapların oluşturduğu bir şeriat devleti.

 

 

TÜRKİYE DÖRT TEHLİKEYLE KARŞI KARŞIYA

 

Bu gelişmeler dört açıdan Türkiye’yi olumsuz etkileyecek. Bir kere Irak’ta yaşayan, iş güç yapan onbinlerce Türkiye vatandaşının hayatı tehlike altında. İkinci olarak yüzbinlere varan tır ve kamyon sürücüsü her gün Irak Türkiye arasında sefer hâlinde, bunlar da büyük tehlikede. Türkiye Almanya’dan sonra en büyük dış ticareti Irak’la gerçekleştiriyor. Irak’la yıllık 12 milyar doları bulan dış ticaretimiz tehlikede. Son olarak bu durumun petrol fiyatlarına yansıması olacak. Başta Türkiye olmak üzere Ortadoğu petrollerine bağımlı ülkelerin bundan etkilenmemesi düşünülemez.

 

 

NE YAPMALI?

 

Peki, Türkiye ne yapmalı? Öncelikle Kürdistan Bölgesel Yönetimi’yle diyalog içinde rehin olan herkes kurtarılmalı. Türkiye’nin uzun vadede hem kültürel hem tarihsel hem de etnik bağları dolayısıyla çıkarları Kürtlerle birlikte olduğu bir kez daha görüldü. Bu sebeple hem Kürdistan Bölgesel Yönetimi hem de Rojava ile iyi ilişkiler kurmalıdır. Orta vadede bu durum hem Ortadoğu’nun hem de Türkiye’nin istikrarlı bir hâle gelmesinde önemli rol oynayacaktır. Yol yakınken zararın neresinden dönülürse kârdır misali, Türkiye’nin uzun zamandır uyguladığı ama bir türlü sonuç alamadığı Sünni İslam’a dayalı mezhepçi Neo-Osmanlıcı politikadan vazgeçmesi yeni bir yol ve yöntem izlemesinin zamanı çoktan geldi geçiyor bile.

 

*Prof. Dr., Toros Üniversitesi

ahmet.ozer@toros.edu.tr

http://www.taraf.com.tr/haber-isid-nasil-bu-konuma-geldi-157273/

URL: http://yuzlesmedernegi.org/?p=1020

Kategori . Tem 4 2014. Kategori Güncel, Haberler, Medya. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilirsiniz. Geri izlemeye kapalı

Yorum yaz

Resmi İdeoloji sempozyumu

300x260 [Site Wide - Sidebar]

VIDEOLAR

Son Yorumlar

    Takvim

    Aralık 2018
    P S Ç P C C P
    « Eyl    
     12
    3456789
    10111213141516
    17181920212223
    24252627282930
    31  

    © 2018 Toplumsal Olayları Araştırma ve Yüzleşme Derneği. All Rights Reserved. Giriş - Designed by Gabfire Themes